Öncelikle çok kısaca kendimi tanıtayım. İsmim Selen. İstanbul’da yaşıyorum ve 2015 yılında üniversiteden mezun olduktan hemen sonra kurumsal iş hayatım başladı. 11 yıldır İnsan Kaynakları alanında çalışmaya devam ediyorum.
Bu yazı “kurumsal hayattan ya da İstanbul’un temposundan kaçıp yogaya sığındım” yazısı değil. Bunun yerine, hayatın koşturmasını biraz daha keyifli ve farkındalıklı hale getirmek adına “yolda birlikte yürüdüğüm bir dost” olarak yoga üzerine bir yazı diyebiliriz.
2019 yılıydı. Eski çalıştığım şirkette ekip arkadaşım bana ısrarla yogaya başlamam gerektiğini söylüyordu. Benim uzun yıllar süren bir bale deneyimim vardı ve bale mezuniyetimden sonra en keyif aldığım hobilerimden biri pilates olmuştu. O yıllarda da haftada iki gün reformer’a gidiyordum ve hiç de bırakmak gibi bir niyetim yoktu. Nedense yoga bana çok uzakta bir yerde duruyordu.
Bir gün arkadaşımın yoğun ısrarlarına karşı gelemeyip onun devam ettiği yoga stüdyosuna misafir öğrenci olarak gittim. Ama şunu çok net hatırlıyorum: “Zaten devam etmeyeceğim, sadece denedim demek için gidiyorum.” diyordum içimden. Hatta peşine de “Bunu da denememiş olmayayım.” diye ekliyordum.
Ama gelin görün ki deneme dersi düşündüğümden çok daha güzel geçti. “Acaba bir derse daha mı katılsam?” diye düşündüm. Takip eden hafta bir derse daha gittim. Derken baktım ki baya keyif alıyorum; kendime bir üyelik paketi aldım.
“Devam eder miyim, etmez miyim?” diye düşündüğüm o günler; hafta içi akşam pratiklerine Maslak’taki işimden Kozyatağı’ndaki stüdyoya yetişmek için sabahtan yanıma akşam yemeği niyetine sandviç hazırladığım, trafik nedeniyle servisle derse yetişemem kaygısıyla üç vasıta kullanarak toplu taşımayla dilim dışarıda stüdyoya koştuğum günlere dönüştü. Bununla da kalmıyor, hafta sonu workshop’lara da katılıyordum. Stüdyodan her seferinde tarif edemediğim bir tatmin duygusuyla ayrılıyordum.
Derken 2020… Pandemi hayatımızın tam merkezine oturdu. Her şey hızla online’a evrildi. O dönemde reformer dersleri olduğu yerde kaldı; evde cadillac olmayınca onu ekrana taşıyamadık 😊 Ama yoga dersleri Zoom üzerinden hızla başladı. Hatta normale göre çok daha erişilebilir hale geldi. Ders sayılarımız arttı, benim de pratiğim hızla ilerlemeye başladı.
Evin bir odasında mat hep serili duruyordu. Kurumsal hayattaki kimliğimden sıyrıldığım an kendimi matın üzerinde buluveriyordum.
Evden çıkmadan geçen günler, haftalar, aylar derken yoga üzerine daha ciddi düşünmeye başladım. O sırada sosyal medyada karşıma Cihangir Yoga Eğitmenlik Eğitimi ile ilgili bir post çıktı. “Acaba yapabilir miyim?” diye düşünürken önüme bir post daha düştü: “Cihangir Yoga Eğitmenlik Eğitimi Tanıtım Toplantısı.”
Kendi kendime “Selen, bu tesadüf değil. Sen bu toplantıya bir katıl, hem eğitimin içeriğini hem de kendi motivasyonunu anlarsın.” dedim.
Hiç unutmuyorum; Datça’da olduğumuz bir dönemdi. O akşam dışarıda bir planımız vardı. Toplantıya katılamayacağımı düşünürken koşa koşa eve döndüm ve son anda toplantıya katıldım. Resmen toplantıyı kaçırmama hayat izin vermedi.
İyi ki de öyle olmuş. Çünkü toplantıdan çıkmak için ekrandaki çarpıya basarken bir yandan aileme “Ben Yoga Eğitmenlik Eğitimi’ne katılıyorum.” diyordum.
Harika bir eğitim programıydı. Evden çıkamadığımız o dönemde ilaç gibi gelen insanlar… Ekrandan tanışmış olsak da uzun yıllar sürecek dostlukların tohumları… Ve pratik, pratik, pratik…
Artık günlerim eğitmenler ve arkadaşlarımla online buluşmalarımızı ve saatlerce süren pratiklerimizi bekleyerek geçiyordu. Hem mental hem fiziksel olarak güçlendiğimi hissettikçe yogaya daha çok sarılıyordum.
Tüm bunlar olurken kurumsal hayat da tüm hızıyla devam ediyordu. İşimi hep çok sevdim; mutlu ve keyifli çalıştım, hâlâ da çalışıyorum. Dolayısıyla ondan kaçmak gibi bir noktada hiç olmadım. Ama şunu hissediyordum: Bu işin dışında da beni güçlendiren başka bir alan var hayatımda.
En başta da dediğim gibi yoga bana bu yolda birlikte yürüyebildiğim bir dost oldu.
Temel eğitimi tamamladıktan sonra yine Cihangir Yoga bünyesinde birçok farklı eğitim de aldım: meditasyon ve nefes, restoratif yoga, hamile yogası, mentorluk programı…
Bir yandan da öğrendiklerimi başkalarıyla paylaşmak istiyordum. İlk başlarda yakın dostlarımla küçük bir yoga grubumuz oldu. Belirlediğimiz günlerde online’da buluşuyor ve benim yönlendirmemle birlikte pratik yapıyorduk. Bu kapalı gruptaki arkadaşlarım benim eğitmenliğimi çok destekledi. O yüzden yerleri bende çok ayrı.
Ama Cihangir Yoga’da eğitimi birlikte tamamladığımız arkadaşlarımızla ders verme konusunda çok istekliydik ve kendimize bir platform arıyorduk. Yeni eğitmenlerdik; nereden, nasıl başlayacağımızı da çok bilmiyorduk.
Sonra bir fikir doğdu: “Biz online platformumuzu kendimiz yaratsak nasıl olur?”
Ve böylece Yogasen hayatımıza girdi 😊
Yogasen, pandemi döneminde kurulmuş bir online stüdyo. Stüdyonun isim annesi benim. Ama aslında Cihangir Yoga uzmanlık programını tamamlayan birçok güzel kalpli kadının birlikte attığı tohumlardan doğdu. Zaman içinde ekibe yeni katılanlar oldu, yolları ayrılanlar oldu ama Yogasen ilk günden bugüne dayanışmayla büyüyen bir oluşum.
4 yılı aşkın süredir kesintisiz olarak her hafta farklı seviyelere uygun online hatha, vinyasa, yin ve restoratif yoga dersleri sunuyoruz. Amacımız yogayı herkes için ulaşılabilir kılmak ve mümkün olduğunca erişilebilir fiyatlarla sunabilmek.
Ekim 2023’te doğum yaptım. Doğumdan beş ay sonra da kurumsal işime geri döndüm. Temposu yüksek, zaman zaman yorucu ve bazen de kendimi hiç duymadığım dönemler oldu. Olmaya da devam ediyor bazen.
Yogasen benim için tüm bunların içinde nefesimi tazeleyen, ruhumu dengeleyen ve beni fabrika ayarlarıma geri döndüren bir alan.
Bu yola birlikte çıktığım arkadaşlarımla cesaretimizi; bugün bu yolu birlikte yürümeye devam ettiğim arkadaşlarımla da çalışkanlığımızı kutluyorum.
Belki de en önemlisi; bu yolda bizi hiç bırakmayan öğrencilerimiz. Yorulduğumuzda “Biz buradayız, sizi bekliyoruz.” diyen öğrencilerimizi çok seviyorum. Hepsinin yeri bende çok ayrı, hepsiyle kurduğum gönül bağı çok kıymetli.
Ben İstanbul’da yaşamayı hiçbir zaman çok sevmemiş ama işini hâlâ çok severek yapan bir beyaz yakalıyım. Şimdilik planım; bu şehirde ve İnsan Kaynakları alanında yoluma devam etmek. Bu yolculukta da beni en çok besleyen ve bunaldığımda beni dar alanlardan çekip çıkaran şey hep yoga olacak.
Bana harika dostluklar kazandıran, beni dönüştüren, beni destekleyen ve bazen ona yeterince zaman ayıramasam da bana hiç darılmayan canım dostum yoga…
İyi ki varsın.

